Showing posts with label iyilik. Show all posts
Showing posts with label iyilik. Show all posts

31 May 2012

Herşey Pozitif !

Merhaba!. Benim gibi yaşayan bütün canlılara, insanlara, hayvanlara, bitkilere selam, sevgi ve hürmetler sunuyorum. Çok mutluyum. Çünkü artık ben de varım, gittikçe varlığımla daha da güçlenecek ve kendimi hissettireceğim. Çünkü ben de sizler gibi hücreden yapılmışım ....belki sizlerin cüsseleri biraz büyük, belki benden daha akıllı olanlarınız var. Ama biliyorum ki ben de sizler gibi yapıtaşı hücre olan bir varlık olduğum için ben de büyüyeceğim. Bir gün gelecek sizler gibi kocaman, akıllı, bilgili olacağım. Daha hızlı koşabilecek, daha fazla beceriler kazanabileceğim. Henüz çok küçük olduğumun farkındayım, niye küçük olmayayım ki? Can taşıyan her varlık gibi var olabilmek için başka canlara muhtaçtım, ve onlar gibi küçücük bir parça olarak meydana geldim.

Kim olduğumu soracaksınız. Dedim ya sizler kadar akıllı değilim diye. Ben kim olduğumu bilecek kadar akıllı değilim henüz. Tek bildiğim şey var ki, taş değilim, toprak değilim, demir değilim, benim bir farkım olmalı onlardan, etrafım sürekli kıpır kıpır, sürekli bir biçimde değişimler geçirmekteyim. Bu da benim sizler gibi olduğuma işaret. Onun dışında bana ne olur birşey sormayın şu anda.

Nasıl var olduğumu da sormayacaksınız değil mi? Kim olduğunu bilmeyen ben, nasıl var olduğumu nereden bileyim ki? Hem bunun ne önemi var? Varım ya..gerisi benim için mühim değil. En azından şimdi benim düşüneceğim birşey değil. Zaten o kadar aklım var mı ki düşünebileyim. Anlaşıldı siz çok büyüyünce benim zamanlarımdaki halinizi çabucak unutuvermişsiniz. Bir zamanlar siz de benim gibiydiniz unuttunuz mu? Siz benim kadarken nasıl ve niye var olduğunuzu mu düşündünüz? Bunu dert edecek kadar aklınız var mıydı sanki? Sizin yoksa, siz öyle kocaman kocaman olduysanız, benim de yok o kadar aklım, ve ben de sizler gibi kocaman kocaman olacağımı görebiliyorum ya, hepsi bu. Hem bu konu da nerden aklıma geldiyse, hayret doğrusu.

İşte yine birşeyler oluyor, sol tarafımda bir hareket ...bir hareket. Ne de çabuk büyüyorum. Ha bu arada nerede olduğumu da bilmiyorum ben. Onu da sormayın lütfen.

Sanırım içimde bir kütle oluşmaya başladı. Tahminime göre o kütle benim hayat merkezim olacak. Bütün bedenime can verecek. Hissedebiliyorum bunu. O var oldukça ben de var olmaya devam edeceğim galiba. Bir an önce oluşsa da ben de çabucak büyüsem. Sizler gibi koşsam, zıplasam, bilgilerle dolsam, etrafıma faydalı olsam. Kimbilir, o büyük büyük bilim adamlarından birisi olacağım ben. Belki çok iyi bir ressam, belki  ülkesine, milletine, değerlerine bağlı bir müzisyen olup ülkemi milletimi dünyada temsil edeceğim. Neden olmasın ki, hele şu içimdeki büyük parça bir tamamlansın, sonra gerisi kolay canım. Uzun süre burada kalmayacağımı da biliyorum zaten.

Birgün sizlerin arasına ben de katılacağım. Ondan çok eminim....Sanırım biraz sabırlı olmalıyım !!!

*     *     *
Gene bir hareketlenme hissediyorum. Sanırım içimde yeni yeni parçalar......oluş....

Hayır hayır..bu defaki farklı gibi....sanki benim dışımda birşeyler.....

Galiba beni taşıyan başka bir canlı var....ben onun içindeyim sanki...bakın büyüdükçe akıllanmaya başladım..
Neyse...sanırım problem geçti..

.....ama....

Hayır geçmedi...

Bu hareketlenmeyi çözemiyorum...yani şu anki aklımla çözemiyorum, biraz daha büyük olsaydım keşke, belki anlardım.....

........

Sorun devam ediyor...etrafıma bir sıvı madde doldu ki...kahrolası nedir bu olanlar, .????

Uyuşma geldi her tarafıma.....konuşmakta zorlanıyorum sanki.....

.......


Hızla hareket halindeyim.....çok hızlıyım........

..............
Birşeyler çarpıyor her tarafıma....çok acıtıyor....

.........

....



.......

.


Ahh !!!!....çok....!!!!

......

........

.....


Savruluyorum....çok hızlıyım...ç......ok....

..........
...










.......kö...............tü......

...















!
........


..........yüm......

..........
...
....

















!!




....













......


















...







.......Ben...................

























.......
...............yaşa.............












............









............
















............









...
...........yan..........
......








............





............








.......
.......tüm...........





............










............












................can..................lı.....









...













........






......
............la.........











............



















............









.....ra.......


















.................











............

















e...................l......................v.............
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
...........
.
.
.
.
.
.
.
.
..........
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.....
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.


- Durumu nasıl doktor bey ?
+ Herşey pozitif !..... Tüm "parça"lar başarıyla alındı !
-  Allah razı olsun doktor bey !!!































































"Çocuklarınızı, rızkınıza ortak olur endişesiyle

öldürmeye kalkmayın! Onları da, sizi de 

besleyecek olan Biziz. Şüphesiz onları öldürmek

büyük bir cürümdür."




(İsra,31.)































23 May 2012

Küçük Faydalar Üretme Üzerine

Hayatımda her zaman farklı olmayı, her zaman ve her fırsatta insanları şaşırtarak örnek bir model oluşturmayı kendime hedef belirlemiş birisiyim. Buradan, "ben var ya ben, melek gibiyim, Polyanna'nın uzaktan da akrabası olurum" mesajı çıkarmanızı sağlamaya çalışmıyorum elbet.


Benim bahsettiğim başka birşey. Bir markette tek eli dolu ve diğer eliyle poşet açmaya çalışan birisine elimdeki boş poşeti uzattığım zaman kişinin o anki hali, beklenmedik bir hareket karşılığında bana teşekkür etmeye çalışması gibi durumlar beni her zaman mutlu etmiştir. 


Burada üretilen "fayda"nın bir özelliği vardır. Hem de çok önemli bir özelliği.....


Beklenmedik olması...


Ve hatta angarya bir iş olması.....


Yani siz yapmasanız da yürüyecek bir işi, sırf tanımadığınız birisini düşündüğünüzü belirtecek şekilde, sizin kendi iradenizle yapmayı tercih etmeniz.


Beklenen iyilikler, zaten bekleniyordur, ihtiyaç zuhur etmiştir. En iyi örnek adres sormaktır. Yolda adres soran birisine en masumane tavrımızla yardım etmeye çalıştığımızı, bir türlü "bilmiyorum" diyemedğimizi sanırım farketmişsinizdir. O yüzden ben bir adres sorduğum zaman kişinin tarifinden çok yüz hatlarına, ifade biçimine ve kendine olan güvenine bakarım. Aksi halde o tarifin doğruluğu şüphelidir benim için. Bunda kötü niyet aradığım filan sanılmasın, sadece insan psikolojisi ve aynı durumda bizim tavrımızın ne olabileceği zaten yeterince fikir verici olduğu içindir. Yaptığım gözlemler onu gösteriyor ki; hayır diyemeyen kişi, içeriğinden çok emin olmasa da elinden geldiğince size bilgi aktarma telaşına girmektedir.


Konumuza dönersek, üstteki yardım, beklenen, istenen bir yardımdır ve kişi elinden geleni yapmak ister o anda.


Ben ise beklenmeyen, gerekli olan ama kişinin çok da beklemediği, kimi zaman gerekli de olmayan yani angarya sayılabilecek, kişinin sizden istemeye gerek duymayacağı küçük faydalardan bahsediyorum. Onun kişide uyandıracağı etki, her zaman birinciden kat be kat fazla olmakta.


Aslında bu tür fırsatlara gün içerisinde fazlasıyla erişiyoruz ama önemsemiyoruz. Mesela toplu taşımada yanınızda uzunca süre ayakta duran birisine "buyrun" diyerek kalkıp yer verdiğinizde, mutlaka sizin yakında ineceğinizi düşünür ve sessiz kalarak yerinize oturur. Ama yer verdikten sonra yine o kişinin yanında ayakta durmaya devam ettiğinizde neler olabileceğini tahmin edebilir misiniz?


Büyük bir ihtimalle kişi bir kaç saniye sizin hareketlerinizi gözlemledikten sonra size teşekkür borçlu hissedecek ve "siz inmiyor muydunuz?" diyecektir. İşte çoktan bir fayda ürettiniz ve onu paylaştınız bile !


Ya da, yine toplu taşımada yanınızda ayakta duran birisinin elinde tutmakta zorlandığı bir çantayı tutmayı teklif etmeniz de bu türden sayılabilir. Kaldırımda yürürken bahçe duvarında boya işi yapan boyacının kendisinden uzakta kaldığını farkettiğiniz boya kutusunu alarak kişinin yanına getirmeniz bu türden sayılabilir. Arbanızı tamir ettirirken genelde yapıldığı gibi etrafta el cepte gezmek yerine, çalışan kişi ile ufak sohbetlere girerek işinin ne kadar zor olduğunu anlatmanız, herkesin onun kadar işine özen göstermesi gerektiğinden bahsetmeniz bu türden sayılabilir.


Fayda üretmek o kadar da zor birşey değildir.....


Yeter ki hedeflerimiz arasında olsun.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...